CHANEL’DE BİR DÖNEMİN SONU: MODA EVİNDE YENİ BİR ŞAFAK DOĞUYOR
Paris Haute Couture Haftası’nın ikinci gününde, Grand Palais’de moda tarihine tanıklık ettik. Chanel’in Sonbahar/Kış 2025 Haute Couture koleksiyonu, sadece bir sezonun değil, aynı zamanda bir devrin kapanışını simgeliyordu. Bu özel defile, Karl Lagerfeld’in ardından markayı yıllarca taşıyan tasarım ekibinin son koleksiyonuydu. Yeni bir sayfa açılıyor: Ekim ayında, Chanel’in kreatif koltuğuna geçen Matthieu Blazy ilk koleksiyonunu sunacak. Matthieu Blazy.


Bu anlamlı vedada, koleksiyon sessiz ama görkemli bir zarafetle karşımıza çıktı. Şampanya tonlarında dekore edilen Grand Palais salonu, Chanel’in ikonik adresi olan 31 Rue Cambon’daki haute couture odasını çağrıştırıyordu. Tıpkı Gabrielle Chanel’in sade zarafete dönüş çağrısı gibi…


Podyumda; fildişi, beyaz ve açık tonların hâkimiyetinde, dantellerle, tüylerle, kristallerle süslenmiş zamansız silüetler birbiri ardına sıralandı. Bu tonlar, aynı zamanda bir geçişi, umut dolu bir geleceğe doğru açılan kapıyı simgeliyordu. Chanel, geçmişine saygı duruşunda bulunurken, aynı zamanda geleceğe bir davet gönderiyordu.


BİR YILDIZ DOĞUYOR: MATTHIEU BLAZY’DEN BEKLENTİLER BÜYÜK
Yeni kreatif direktör Matthieu Blazy, Chanel’deki görevine Nisan ayında başladı ve ekim ayında sunacağı ilk koleksiyon için büyük bir merak var. Moda kulislerinde dolaşan bilgilere göre Blazy, tasarım kadrosuna taze bir soluk getirmek için Margiela ve Givenchy couture atölyelerinde ustalaşan İngiliz tasarımcı Andrew Heather’ı, ayrıca Bottega Veneta kökenli Michael Giugliano’yu yanına aldı. Ancak Chanel’in ruhunu koruyan bazı ana isimler de ekipte kalacak

GÖZ ALICI VEDALAR: DEFİLEDEN DETAYLAR
Koleksiyon, Chanel’in yüzyılı aşan couture mirasını detaylı bir şekilde irdeledi. Açılışı altın iple işlenmiş fildişi tvid bir ceket yaptı. Ardından gelen monokrom beyaz takımlar, ışıltılı tvid elbiseler, zeytin yeşili ceketler, bordo tonlarında gösterişli parçalar, tüy, kürk ve püskül detaylarıyla süslü görünümler… Defilenin finali, adeta buz kristalleriyle kaplı bir gelinlikti. Bu büyülü son dokunuş, bir masalın son sahnesi gibiydi.

Konuklara sunulan davetiye ise başlı başına bir sanat eseriydi: 450 sayfalık, 4 kiloluk bir Chanel Kitabı, ünlü yönetmen Sofia Coppola tarafından hazırlandı. Bu koleksiyon kitabı, Chanel’in 110 yıllık couture tarihini podyum görselleri ve atölye sahneleriyle belge niteliğinde sunuyor. Eylül ayında satışa çıkacak bu kitap, Blazy’nin yazmaya başlayacağı yeni sayfalardan önce bir tür vedâ mektubu gibi…

SOFIA COPPOLA’DAN GÖZ KAMAŞTIRAN BİR ANLATIM

Bu yıl Chanel’in kutlamalarına eşlik eden sürprizlerden biri de Sofia Coppola oldu. Ünlü yönetmen, hem Chanel’in 110 yıllık couture tarihini anlatan özel bir kitap hazırladı hem de bu yolculuğa eşlik eden bir podcast projesine imza attı. Kitap, akademik değil, hissi bir yaklaşımı benimsiyor; kıyafetleri cansız mankenler yerine onları gerçekten giyen kadınlar üzerinden anlatıyor. Coppola’nın editoryal vizyonuyla hazırlanan kitapta, Elle Fanning, Margaret Qualley, Edie Campbell gibi çağdaş Chanel kadınlarının yer aldığı yüzlerce fotoğraf, illüstrasyon ve arşiv görüntüsü bulunuyor.
“Bir kamelya, bir fiyonk, belirli renkler veya tvid… Chanel kodlarını yıllar içinde tanımlayan ve hâlâ ilham veren tüm bu detaylara bakmak istedim,” diyor Coppola. Kitap, eylül ayında satışa sunulacak ve davetlilere özel bir ilk baskı olarak defile öncesi armağan edildi. 450 sayfa, 4 kilo ağırlığında bu kitap, Chanel’in couture mirasını belgeleyen bir moda arşivi niteliğinde.
CHANEL’İN DÜNÜ VE YARINI ARASINDA BİR KÖPRÜ

Sofia Coppola’nın deyimiyle: Chanel’i anlatmanın en güzel yolu, onu yaşayan kadınlar üzerinden konuşmak. Ve bu koleksiyon, geçmişin ihtişamını geleceğin cesaretiyle harmanlayarak yeni bir Chanel çağının sinyalini veriyor. Bu defile, yalnızca 110 yılı anmakla kalmıyor; aynı zamanda gelecek vizyonuna da göz kırpıyor.

LÜKS MODADA BİR GÜÇ MÜCADELESİ BAŞLIYOR
Chanel’in değişim süreci, Dior’un da yeni bir rota çizdiği bir döneme denk geliyor. Dior’da Jonathan Anderson’un sunduğu ilk erkek koleksiyonu, modada büyük oynamaların sinyalini verirken, Chanel’in Blazy ile ne kadar ileri gideceği büyük merak konusu. Bu sonbahar, Fransız modasının iki devi arasında heyecan dolu bir moda savaşına tanıklık edeceğiz.












