İstanbul Mayıs 2026 tiyatro rehberi: En iyi oyunlar, tarihleri, mekanları ve detaylı içerikleriyle bu ay sahnede kaçırılmayacak performanslar.
Mayıs ayı İstanbul’da sahneler adeta yeniden nefes alıyor. Şehir, klasiklerden modern metinlere, müzikallerden tek kişilik performanslara kadar uzanan güçlü bir repertuvarla tiyatroseverleri buluşturuyor. Üstelik bu ayın programı yalnızca çeşitlilikle değil, aynı zamanda prodüksiyon kalitesi ve oyuncu kadrolarıyla da dikkat çekiyor. Bir yanda dünya tiyatrosunun unutulmaz eserleri yeni yorumlarla sahnelenirken, diğer yanda çağdaş metinler günümüzün duygusal ve toplumsal meselelerine cesurca dokunuyor.
Bu rehberde, Mayıs ayı boyunca İstanbul sahnelerinde izleyebileceğiniz en dikkat çekici oyunları kronolojik sırayla bir araya getirdik. Böylece planınızı kolayca yapabilir, biletinizi erkenden alabilirsiniz. İster güçlü bir dramın içine dalmak isteyin, ister kahkaha ve müziğin peşinden gidin; bu ay herkes için sahnede bir hikâye var. Şimdi takviminizi açın ve sahne ışıkları altında unutulmaz bir ay planlayın.
Amadeus Müzikali
Tarih: 5 Mayıs
Mekan: Bostancı Gösteri Merkezi

Peter Shaffer’ın unutulmaz eserinden uyarlanan Amadeus, Mozart ile Salieri arasındaki gerilimli ilişkiyi sahneye taşıyor. Oyun, yalnızca bir biyografi anlatısı sunmuyor; aynı zamanda deha, kıskançlık ve güç arasındaki ince çizgiyi sorguluyor. Mozart’ın özgür ruhu ile Salieri’nin içsel çatışmaları sahnede çarpıcı bir karşılaşmaya dönüşüyor. Işıl Kasapoğlu’nun rejisi, eserin dramatik yoğunluğunu güçlü bir görsellikle destekliyor. Selçuk Yöntem ve Tansu Biçer’in performansları oyunun en dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor. 70 kişilik dev kadrosu ve müzikle iç içe geçen yapısı, izleyiciye büyük bir prodüksiyon deneyimi sunuyor. Bu yapım, sezonun en iddialı sahne işlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Alper Kul – Çok Tatlı Bi Hikaye Ama Finalde Üzüyor Az Biraz
Tarih: 5 Mayıs 20:30
Mekan: Paribu Art

Alper Kul’un yazıp yönettiği bu oyun, gündelik hayatın içinden samimi bir hikaye kuruyor. 45 yaşındaki İsmail’in hayatı üzerinden ilerleyen anlatı, ilişkiler ve alışkanlıklar üzerine katmanlı bir bakış sunuyor. Dışarıdan kusursuz görünen hayatların içindeki kırılganlıklar sahnede görünür hale geliyor. Oyun, yer yer kahkaha yaratan sahnelerle ilerlerken, duygusal bir alt metin de kuruyor. Evlilik dinamikleri ve iletişim problemleri, tanıdık anlar üzerinden işleniyor. Alper Kul’un sahne dili, izleyiciyle doğrudan bağ kurmayı başarıyor. Bu nedenle oyun, izleyenlerde uzun süre etkisini koruyor.
İnsanlar, Mekanlar, Nesneler
Tarih: 6 Mayıs
Mekan: Zorlu PSM
Bu oyun, geçmişin yüklerinden kurtulmaya çalışan bir karakterin içsel yolculuğunu merkeze alıyor. Hikâye, kimlik, bağımlılık ve varoluş üzerine derin sorular soruyor. Nina, Emma ya da Sarah olarak tanımlanan karakterin hikayesi, parçalı bir anlatı üzerinden ilerliyor. Oyun, izleyiciyi yalnızca bir hikâyeye değil, bir zihnin içine davet ediyor. Metin, gerçek ile hayal arasındaki sınırları bilinçli şekilde bulanıklaştırıyor. Sahne dili, duygusal yoğunluğu güçlü bir tempoyla destekliyor. Bu yapım, modern tiyatronun en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bir Aile Provası
Tarih: 6 Mayıs 20:30
Mekan: Maximum Uniq Box

Aile içinde bastırılan duyguların bir anda yüzeye çıkmasını konu alan oyun, trajikomik bir yapı kuruyor. İlk bakışta sıradan görünen bir buluşma, kısa sürede kontrolden çıkıyor. Geçmişten gelen sırlar ve yarım kalmış hesaplaşmalar sahnede açığa çıkıyor. Komedi ile gerilim arasındaki denge, oyunun ritmini sürekli canlı tutuyor. Oyuncu kadrosu güçlü performanslarıyla dikkat çekiyor. Evrim Yağbasan’ın metni, aile dinamiklerini sert ama gerçekçi bir şekilde ele alıyor. İzleyici, sahnede hem güldüren hem de düşündüren bir akışla karşılaşıyor.
Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit
Tarih: 6 Mayıs
Mekan: Maximum Uniq Hall

Latife Tekin’in kült eserinden uyarlanan oyun, köyden kente göç eden bir ailenin hikayesini anlatıyor. Dirmit’in gözünden aktarılan anlatı, şehirle kurulan zorlu ilişkiyi merkezine alıyor. Aile bireyleri, değişen hayata uyum sağlamaya çalışırken kendi yollarını arıyor. Gelenekler ile modern hayat arasındaki gerilim sahnede güçlü bir şekilde hissediliyor. Dirmit’in merakı ve direnci, hikâyeye dinamik bir enerji katıyor. Metin, toplumsal dönüşümü bireysel hikayeler üzerinden aktarıyor. Bu yönüyle oyun, hem nostaljik hem de güncel bir anlatı kuruyor.
Cimri
Tarih: 6 Mayıs
Mekan: Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi

Moliere’in klasik eseri Cimri, modern bir yorumla sahneye taşınıyor. Oyun, insan doğasının açgözlülük ve bencillik üzerinden nasıl şekillendiğini sorguluyor. Serkan Keskin’in performansı, karakterin derinliğini güçlü bir şekilde yansıtıyor. Hikâye, yalnızca bireysel bir karakter analizi sunmuyor; aynı zamanda toplumsal bir eleştiri de içeriyor. Metin, mizahı keskin bir araç olarak kullanıyor. Sahneleme, klasik yapıyı modern bir estetikle buluşturuyor. Bu nedenle oyun, hem klasik hem de çağdaş bir deneyim sunuyor.
Gırgıriye Müzikali
Tarih: 6 Mayıs 20:30 / 7 Mayıs 20:30 / 18 Mayıs 20:30
Mekan: İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu
Türk sinemasının en sevilen mahalle hikayelerinden biri olan Gırgıriye, bu kez sahnede müzikal bir yorumla hayat buluyor. Müjdat Gezen’in yönetmenliğinde sahneye taşınan yapım, nostalji ile modern sahne teknolojisini bir araya getiriyor. Roman müziğinin enerjisi, dans ve canlı performanslarla birleşerek izleyiciye tempolu bir deneyim sunuyor. Renkli karakterler, mahalle kültürünün samimiyetini sahneye taşıyor. Hikâye, aşk ve rekabet etrafında gelişirken eğlenceli bir akış yakalıyor. Büyük prodüksiyon yapısı ve kalabalık kadrosu, oyunu görsel açıdan da güçlü kılıyor. Bu müzikal, Mayıs ayının en keyifli sahne deneyimlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ruh Salatası
Tarih: 7 Mayıs 20:30 / 13 Mayıs 20:30
Mekan: Mall of İstanbul MOİ Sahne / Atlas 1948 Sahnesi
Absürt komedinin enerjisini yüksek tempoyla buluşturan Ruh Salatası, izleyiciyi sürprizlerle dolu bir hikâyeye davet ediyor. Oyun, beden ve ruhların yer değiştirdiği sıra dışı bir kurgu üzerine kuruluyor. Farklı karakterlerin aynı mekânda kesişmesiyle birlikte olaylar giderek karmaşık hale geliyor. Mafya, beyaz yaka ve sıradan hayatlar beklenmedik bir şekilde iç içe geçiyor. Hikâye ilerledikçe mizah dozu artarken, karakterler arasındaki çatışmalar sahnede canlı bir ritim yaratıyor. Metin, absürt yapısını korurken izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor. Eğlenceli yapısı sayesinde salonu kahkahaya boğan bir akış sunuyor.
Baba
Tarih: 7 Mayıs
Mekan: Caddebostan Kültür Merkezi

“Baba”, hafıza, zaman ve aile bağları üzerine kurulu duygusal bir sahne anlatısı sunuyor. Oyun, gerçek ile hayal arasındaki sınırların giderek silikleştiği bir dünyada ilerliyor. Baba-kız ilişkisi üzerinden anlatılan hikâye, unutmanın ve hatırlamanın yarattığı kırılmaları merkeze alıyor. Zamanın akışıyla birlikte karakterlerin kimlikleri de dönüşmeye başlıyor. Sahne dili, izleyiciyi doğrudan duygusal bir deneyimin içine çekiyor. Metin, insan olmanın kırılgan yanlarını sade ama etkili bir şekilde ele alıyor. Bu yönüyle oyun, izleyicide uzun süre kalacak bir etki bırakıyor.
Zengin Mutfağı
Tarih: 7 Mayıs 20:30 / 8 Mayıs 21:00
Mekan: Maximum UNIQ Hall / Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi

Vasıf Öngören’in kült eseri Zengin Mutfağı, Türkiye’nin önemli toplumsal kırılma anlarından birini sahneye taşıyor. Hikâye, bir köşkün mutfağında çalışan karakterler üzerinden gelişiyor. 15-16 Haziran işçi hareketi, gündelik hayatın içinden bir perspektifle anlatılıyor. Şener Şen’in sahnedeki performansı, oyunun en güçlü unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Metin, bireylerin toplumsal değişim karşısındaki konumunu sorguluyor. Sahne dili sade ama etkili bir anlatım kuruyor. Bu yapım, hem tarihsel hem de duygusal açıdan güçlü bir tiyatro deneyimi sunuyor.
Drakula
Tarih: 7 Mayıs 20:30
Mekan: Bostancı Gösteri Merkezi
Okan Bayülgen’in yazıp yönettiği Drakula, klasik vampir hikayesini farklı bir zaman dilimine taşıyor. Oyun, gotik atmosferi modern bir sahne diliyle yorumluyor. Hikâye, tarihsel bir eşikte geçerken karakterlerin karanlık dünyasını derinleştiriyor. Okan Bayülgen ve Hayko Cepkin’in performansları sahnede güçlü bir etki yaratıyor. Canlı orkestra kullanımı, oyunun atmosferini daha da yoğunlaştırıyor. Müzik ve tiyatronun birleştiği yapı, izleyiciye çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Bu yapım, sezonun en iddialı prodüksiyonlarından biri olarak dikkat çekiyor.
Kötü Bir Gün
Tarih: 7 Mayıs 20:30 / 18 Mayıs 20:30 / 22 Mayıs 20:30
Mekan: Çeşitli sahneler
Kara komedi türündeki Kötü Bir Gün, sürprizlerle dolu bir hikâye kuruyor. Psikolog ve apartman görevlisi arasındaki ilişki üzerinden ilerleyen anlatı, izleyiciyi sürekli şaşırtıyor. Oyun, birey ve toplum arasındaki gerilimi keskin bir dille ele alıyor. Diyaloglar, tempoyu hiç düşürmeden ilerliyor. Her sahnede yeni bir sürprizle karşılaşmak mümkün oluyor. Oyunculuk performansları, metnin enerjisini güçlü şekilde taşıyor. Bu yapım, hem düşündüren hem de eğlendiren bir akış sunuyor.
Kel Diva
Tarih: 8 Mayıs 20:30
Mekan: Caddebostan Kültür Merkezi

Absürd tiyatronun en önemli örneklerinden biri olan Kel Diva, sahnede gerçeklik algısını ters yüz ediyor. Oyun, sıradan bir akşam yemeği sahnesiyle başlıyor ancak kısa sürede anlamını yitiriyor. Diyaloglar tekrarlarla ve kopukluklarla ilerliyor. Karakterler arasındaki iletişim giderek anlamsızlaşırken sahne absürt bir evrene dönüşüyor. Ionesco’nun metni, dilin sınırlarını sorguluyor. Sahneleme, bu yabancılaşma hissini güçlü bir görsellikle destekliyor. İzleyici, alışılmış anlatının dışına çıkan bir deneyimle karşılaşıyor.
Satıcının Ölümü
Tarih: 8 Mayıs / 20 Mayıs / 21 Mayıs
Mekan: Zorlu PSM
Arthur Miller’ın başyapıtı Satıcının Ölümü, güçlü oyuncu kadrosuyla sahnede yer alıyor. Oyun, bir adamın hayalleri ve gerçekleri arasındaki çatışmayı merkezine alıyor. Willy Loman’ın hikayesi üzerinden başarı kavramı sorgulanıyor. Halit Ergenç ve Zerrin Tekindor’un performansları dikkat çekiyor. Sahne tasarımı ve uluslararası ekip, prodüksiyona büyük bir derinlik katıyor. Metin, aile ilişkileri ve kimlik üzerine evrensel bir anlatı sunuyor. Bu yapım, klasik tiyatronun modern yorumlarından biri olarak öne çıkıyor.
Hadi Öldürsene Canikom
Tarih: 9 Mayıs 20:30 / 15 Mayıs 20:30 / 23 Mayıs 20:30
Mekan: Çeşitli Sahneler

Aziz Nesin’in keskin diliyle kaleme alınan bu oyun, yalnızlık ve yaşlılık temalarını ironik bir anlatıyla sahneye taşıyor. Hikâye, bodrum katta yaşayan iki yaşlı kadının gündelik hayatına odaklanıyor. Karakterler arasındaki ilişki, huysuzluk ile sevgi arasında gidip geliyor. Beklenmedik bir haberle birlikte hayatları farklı bir yöne evriliyor. Oyun, geçmişle kurulan bağı ve unutulmayan anıları güçlü bir şekilde işliyor. Mizah ile hüzün dengeli bir biçimde ilerliyor. Bu yönüyle izleyiciye hem düşündüren hem de duygulandıran bir deneyim sunuyor.
Sürüklenmiş
Tarih: 10 Mayıs 20:30
Mekan: Paribu Art

“Sürüklenmiş”, kayıp, yas ve yüzleşme temaları etrafında şekillenen yoğun bir anlatı kuruyor. İki kardeşin hikâyesi üzerinden ilerleyen oyun, geçmişle hesaplaşmayı merkezine alıyor. Deniz metaforu, metnin duygusal atmosferini güçlendiriyor. Hikâye, gidenler ve geride kalanlar arasındaki boşluğu sorguluyor. Rıza Kocaoğlu ve Tuğrul Tülek’in performansları oyuna güçlü bir denge katıyor. Sahne dili sade ama etkileyici bir yapı kuruyor. İzleyici, cevaplardan çok sorularla baş başa kalıyor.
Elma Labrador Çimen
Tarih: 10 Mayıs 16:00
Mekan: Caddebostan Kültür Merkezi
Bu oyun, Alzheimer ile mücadele eden bir çiftin hikayesini merkezine alıyor. Anılar, müzik ve aşk üzerinden ilerleyen anlatı oldukça duygusal bir yapı kuruyor. Geçmiş ile bugün arasında gidip gelen sahneler, izleyiciyi derin bir yolculuğa çıkarıyor. Hikâye, unutmanın ve hatırlamanın yarattığı kırılmaları etkileyici şekilde aktarıyor. Engin Hepileri ve Nergis Öztürk’ün performansları dikkat çekiyor. Sahne dili yalın ama güçlü bir etki yaratıyor. Oyun, sevginin zaman karşısındaki direncini sorguluyor.
İyi Değilim Ama Anlatacak Kadar da Kötü Değilim
Tarih: 10 Mayıs 20:00
Mekan: Zorlu PSM
Modern ilişkileri sert bir dille ele alan bu oyun, dijital çağın duygusal boşluklarını sahneye taşıyor. Hikâye, iki karakterin ilişkisi üzerinden ilerliyor. Güç, arzu ve iletişim sorunları metnin temelini oluşturuyor. Diyaloglar keskin ve doğrudan ilerliyor. Oyun, izleyiciyi rahatsız eden ama düşündüren sorularla baş başa bırakıyor. Mizah ile sert gerçeklik dengeli bir şekilde kullanılıyor. Bu yapım, çağın ilişkilerine farklı bir perspektif sunuyor.
Harem Kabare
Tarih: 10 Mayıs 19:30
Mekan: Dada Salon Kabarett
Okan Bayülgen imzalı Harem Kabare, müzik ve tiyatroyu güçlü bir sahne diliyle bir araya getiriyor. Oyun, farklı kadın karakterler üzerinden ilerleyen çarpıcı bir anlatı kuruyor. Canlı orkestra performansı, sahne enerjisini yükseltiyor. Mizah ile karanlık temalar iç içe geçiyor. Sahne, izleyiciyi sadece izleyen değil, deneyimin bir parçası haline getiriyor. Metin, kadın hikâyelerini güçlü bir şekilde görünür kılıyor. Bu yapım, dinamik ve sıra dışı bir kabare deneyimi sunuyor.
Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler
Tarih: 10 Mayıs / 11 Mayıs / 18 Mayıs
Mekan: Çeşitli sahneler
Bu psikolojik dram, evlilik ilişkisini çarpıcı bir bakış açısıyla ele alıyor. Hafıza kaybı yaşayan bir adamın hikayesi üzerinden ilerleyen anlatı, gerilimli bir yapı kuruyor. Gerçek ile manipülasyon arasındaki sınır giderek belirsizleşiyor. Karakterler arasındaki güç dengesi sürekli değişiyor. Diyaloglar, izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor. Oyun, güven ve sadakat kavramlarını sorguluyor. Bu yönüyle oldukça etkileyici bir sahne deneyimi sunuyor.
Bundan Daha İyi Nasıl Olur?
Tarih: 11 Mayıs 20:30
Mekan: Kadıköy Eğitim Sahnesi
Komedi türündeki bu oyun, aşk arayışını eğlenceli bir dille ele alıyor. Hikâye, hızlı randevu konsepti üzerinden ilerliyor. Farklı karakterlerle yapılan karşılaşmalar, sürprizli sahneler yaratıyor. Diyaloglar tempolu ve akıcı ilerliyor. Mizah, gündelik hayatın içinden besleniyor. Oyun, ilişkilerde tekrar eden döngüleri sorguluyor. İzleyiciye keyifli ve enerjik bir deneyim sunuyor.
Eşyanın Tabiatı
Tarih: 13 Mayıs / 14 Mayıs / 19 Mayıs
Mekan: Çeşitli sahneler
Bu oyun, sıradan bir iş görüşmesi üzerinden gelişen sürprizli bir hikâye anlatıyor. Hikâye ilerledikçe gerçeklik algısı değişmeye başlıyor. Karakterler arasındaki diyaloglar, izleyiciyi sürekli şaşırtıyor. Metin, akıl oyunlarıyla dolu bir yapı kuruyor. Oyunculuk performansları, sahne enerjisini yüksek tutuyor. Her sahnede yeni bir katman açılıyor. Bu yapım, izleyiciyi sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
Doğu Ekspresinde Cinayet
Tarih: 13 Mayıs
Mekan: Tiyatro Akla Kara
Agatha Christie’nin klasik eseri sahnede yeniden hayat buluyor. Hikâye, bir tren yolculuğu sırasında işlenen gizemli bir cinayeti konu alıyor. Dedektif Hercule Poirot’nun çözmeye çalıştığı olay, izleyiciyi merak içinde bırakıyor. Her karakterin bir sırrı olduğu hissi, gerilimi artırıyor. Oyun, polisiye türünün tüm dinamiklerini sahneye taşıyor. Tempolu yapısı sayesinde izleyici sürekli hikâyenin içinde kalıyor. Bu yapım, gizem severler için güçlü bir seçenek sunuyor.
Uğur Yücel – Neyzen Tevfik Hiç
Tarih: 14 Mayıs 20:00
Mekan: Caddebostan Kültür Merkezi
Uğur Yücel’in sahneye taşıdığı bu tek kişilik performans, Neyzen Tevfik’in hayatını anlatıyor. Hikâye, müzik ve edebiyatla iç içe ilerliyor. Karakterin özgür ruhu sahnede güçlü bir şekilde hissediliyor. Metin, mizah ile derinliği bir araya getiriyor. Oyunculuk performansı, anlatının merkezinde yer alıyor. Seyirci, karakterin iç dünyasına yakından tanıklık ediyor. Bu yapım, biyografik tiyatronun etkileyici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Halktan Biri
Tarih: 16 Mayıs 20:30
Mekan: Hilltown Seyirlik Sahne
Bu oyun, birey ile sistem arasındaki gerilimi merkezine alıyor. Politik eleştiriyi sahneye taşıyan metin, güncel bir tartışma alanı açıyor. Karakterler üzerinden ilerleyen çatışma, izleyiciyi düşündürüyor. Diyaloglar güçlü ve doğrudan ilerliyor. Oyunculuk performansları, metnin sert tonunu destekliyor. Hikâye, güç ve otorite kavramlarını sorguluyor. Bu yapım, politik tiyatro sevenler için dikkat çekici bir seçenek sunuyor.
Koku
Tarih: 19 Mayıs 20:30
Mekan: Trump Sahne
“Koku”, hafıza ve duyular üzerinden ilerleyen farklı bir sahne deneyimi sunuyor. Hikâye, kokuların tetiklediği anılar etrafında şekilleniyor. Metin, gerçek ile hayal arasında gidip geliyor. Sahne dili oldukça atmosferik bir yapı kuruyor. Karakterin içsel yolculuğu izleyiciye doğrudan aktarılıyor. Oyun, duygusal ve karanlık bir anlatı sunuyor. Bu yönüyle farklı bir tiyatro deneyimi arayanlar için öne çıkıyor.
Alevli Günler
Tarih: 20 Mayıs 20:30
Mekan: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
Üç arkadaşın hikayesini anlatan bu oyun, mizah ile dramı bir araya getiriyor. Hikâye, beklenmedik bir kriz etrafında şekilleniyor. Karakterler, hayatın zorluklarıyla yüzleşirken komik anlar ortaya çıkıyor. Metin, toplumsal kuralları sorguluyor. Oyuncu kadrosu güçlü performanslar sergiliyor. Sahne dili enerjik bir yapı kuruyor. Oyun, hem güldüren hem de düşündüren bir akış sunuyor.
Hey Gidi Günler
Tarih: 21 Mayıs / 22 Mayıs
Mekan: Çeşitli sahneler
Bu gösteri, anılar ve müzik üzerinden ilerleyen nostaljik bir anlatı sunuyor. Süheyl ve Behzat Uygur’un sahnedeki enerjisi dikkat çekiyor. Hikâye, geçmişten bugüne uzanan anıları sahneye taşıyor. Seyirciyle kurulan doğrudan iletişim, deneyimi daha samimi hale getiriyor. Müzik ve anlatı iç içe ilerliyor. Gösteri, izleyiciyi ortak bir hafızanın parçası haline getiriyor. Bu yönüyle oldukça keyifli bir sahne deneyimi sunuyor.
Kanlı Kabare
Tarih: 24 Mayıs 21:00
Mekan: Dada Salon Kabarett
Kara mizah ve müziği bir araya getiren bu kabare, güçlü bir sahne dili kuruyor. Hikâye, farklı karakterlerin hayatlarına odaklanıyor. Sosyal konular ve bireysel çatışmalar sahnede iç içe geçiyor. Canlı müzik performansı, atmosferi zenginleştiriyor. Diyaloglar keskin ve etkileyici ilerliyor. Oyun, izleyiciyi hem eğlendiriyor hem de düşündürüyor. Bu yapım, farklı bir tiyatro deneyimi arayanlar için dikkat çekici bir alternatif sunuyor.


