Venedik’te Bir Yakınlık Manifestosu: Nilbar Güreş Türkiye Pavyonu ile Sınırları Yeniden Tanımlıyor!

 

 

https://news.artnet.com/app/news-upload/2022/04/18_GCMLP_DiplomazijaAstuta_ArcangeloSassolino_MaltaPavilion_ph.%C2%A9-Massimo-Penzo-1024x683.jpg
https://cdn4.tuscanynowandmore.com/storage/app/media/uploaded-files/biennale-di-venezia.jpg
https://images.adsttc.com/media/images/682f/371a/313c/2401/8878/b569/large_jpg/pavilion-of-estonia-let-me-warm-you-biennale-architettura-2025-keiti-lige-plus-elina-liiva-plus-helena-manna_1.jpg?1747924781=

Sanat bazen yüksek sesle konuşur.
Bazen de fısıldar.

Venedik Bienali 2026 kapsamında Türkiye Pavyonu bu yıl ikinci yolu seçiyor.
Nilbar Güreş’in “Gözlerinizden Öperim (A Kiss on the Eyes)” sergisi, güçlü bir anlatıyı incelik üzerinden kuruyor.

GecceGusto Art editörleri olarak net söyleyelim:
Bu sergi “bakılan” değil, hissedilen işlerden.


Serginin Temeli: Yakınlık, Mesafe ve İncelik

https://tique.art/m/2024/02/NG_S_36_Janda.O.jpg
https://www.contemporary-african-art.com/images/caa-dance-of-the-living-image-moffat-takadiwa.jpg
https://i.pinimg.com/236x/a0/50/14/a050147858b4cab11e1e788b40226550.jpg
4

9 Mayıs – 22 Kasım 2026 tarihleri arasında Venedik’te gerçekleşecek bienalde, Türkiye Pavyonu;
fotoğraf, tekstil, video, heykel ve yerleştirmeyi bir araya getiren çok katmanlı bir yapı sunuyor.

Küratörlüğünü Başak Doğa Temür’ün üstlendiği sergi,
Nilbar Güreş’in farklı dönemlere yayılan üretimlerini yeni işlerle birlikte kurguluyor.

Ama asıl mesele teknik değil.

Bu sergi tek bir sorunun etrafında dönüyor:
Birbirimize nasıl yaklaşırız?


“Gözlerinizden Öperim”: Bir Başlıktan Fazlası

https://www.goethe.de/resources/files/jpg1341/nilbar-gures-003-formatkey-jpg-w320r.jpg
https://stored-cf.slickpic.com/Mjg1ODI1MDZmMThjNTg%2C/20211227/MTgzMDE5NTc4MDAw/pn/1900/striking-red-fashion-portrait-bold-makeup.webp
https://www.istanbulmodern.org/contents/piclib/bigsize/content/150/39533-42017-6249404.jpg
4

Serginin adı, Türkçede nadir bulunan bir inceliği taşıyor.

“Gözlerinizden öperim”
→ Yakın ama mesafeli
→ Samimi ama dayatmayan

Bu ifade, serginin mekânsal kurgusuna da doğrudan yansıyor.

Eserler:

  • Sabit değil
  • Askıda, eğimli, sarkıyor
  • İzleyiciye tek bir açı sunmuyor

Yani sergi sana şunu söylüyor:
Kendi mesafeni kendin belirle.


Bienal Teması ile Güçlü Bağ: “In Minor Keys”

https://www.marthastewart.com/thmb/fp55ZB9-sMcZlItLmQ7x7YfUs7Q%3D/1500x0/filters%3Ano_upscale%28%29%3Amax_bytes%28150000%29%3Astrip_icc%28%29/marthastewart-minimalism-yencollective-53f15df794434380bd80e6ab1cd3bcf3.jpg
https://res.cloudinary.com/olafureliasson-net/image/private/q_auto%3Aeco%2Cc_fit%2Ch_640%2Cw_640/img/blog/a-symphony-of-disappearing-sounds-for-the-great-salt-lake-2026_37718.jpg
https://cdn.sanity.io/images/saw1tbns/production/030d592ec78c7cfdc3b6dd44b3c381cff955cb50-2067x2071.jpg?h=732
4

2026 bienalinin teması olan In Minor Keys (Minör Tonlarda),
yüksek sesli anlatılar yerine inceliğin gücünü öne çıkarıyor.

Nilbar Güreş’in pratiği de tam olarak burada konumlanıyor:

  • Büyük anlatılar yerine küçük jestler
  • Sert söylemler yerine dikkatli ilişkiler
  • Gürültü yerine sezgi

Bu nedenle Türkiye Pavyonu, temayla en organik bağ kuran alanlardan biri.


Mekânsal Deneyim: Sabit Değil, Akışkan

https://media.yatzer.com/01_p_tamara_kostianovsky_mesmerizing_flesh_at_ogden_contemporary_arts_photography_by_cody_ard_courtesy_ogden_contemporary_arts_yatzer-1400x934.jpg
https://news.artnet.com/app/news-upload/2024/07/carvalho-park-performance-series-summer-sara-mearns-jodi-melnick-1024x683.jpg
https://www.jakob.com/files/_processed_/2/a/csm_Canopy_Intro_2e30b5ae39.jpg
4

Bu sergide rota yok.

İzleyici:

  • Yaklaşır
  • Uzaklaşır
  • Etrafında dolaşır
  • Durur

Yani deneyim lineer değil, kişisel.

GecceGusto yorumu:
Bu yaklaşım, klasik bienal gezme alışkanlığını kırıyor.
Seni “izleyici” olmaktan çıkarıp, katılımcıya dönüştürüyor.


Eski ve Yeni İşlerin Diyaloğu

https://savycanvas.com/cdn/shop/files/zz198.jpg?v=1749870764&width=2048
https://i.pinimg.com/736x/7a/d5/47/7ad54769d9c3dbd00b28cc1fb54d8b8d.jpg
https://www.contemporary-african-art.com/images/Victoria-Idongesit-Udondian_Akaisang_Argenis-Apolinario-scaled.jpg
4

Serginin en güçlü taraflarından biri:
zaman içinde kurduğu süreklilik.

Yeni işler:

  • Daha büyük ölçekli
  • Daha mekânsal
  • Daha fiziksel

Eski işler:

  • Aynı temaları taşıyor
  • Ama daha farklı bir dilde

Bu nedenle sergi bir seçki değil,
bir dönüşümün mekâna yansıması.


İzleyiciye Dokunduğu Yer: Açıklamadığı Alan

https://cdn.mos.cms.futurecdn.net/4BhWD5p2VvEVa9y8XLdSDg-1168-80.jpg
https://images.adsttc.com/media/images/5b58/1f73/f197/cc65/2900/010b/large_jpg/07.jpg?1532501871=
https://cdn.mos.cms.futurecdn.net/NYq2CwqVB9eyr2szVnGJLj.jpg
4

Bu sergi mesaj vermiyor.

Daha doğrusu, doğrudan vermiyor.

İçinde aynı anda:

  • kırılganlık
  • direnç
  • mizah
  • tedirginlik
  • yakınlık
  • mesafe

var.

Ve bu karşıtlıklar çözülmüyor.
Birlikte var oluyor.

İşte tam burada izleyiciyle bağ kuruluyor.


Sonuç: İncelik Bir Güçtür

“Gözlerinizden Öperim”
bize şunu hatırlatıyor:

  • Yakınlık sahiplenmek değildir
  • Mesafe uzaklık değildir
  • Şefkat zayıflık değildir

Bu sergi, yüksek sesle bağırmadan da güçlü olunabileceğini gösteriyor.

Ve belki de en önemli cümle şu:

Bakışımızı yumuşatmak da bir direniş biçimi olabilir.